UÇAN MELODİLER – PSYCHEDELIC TRANCE


 

Yazıya başlamadan, okurken size eşlik etsin diye konu ile alakalı güzel bir liste paylaşmak istedim, iyi bir kulaklıkla ve orta seste dinlerseniz keyif alacağınızı düşünüyorum, iyi keyifler…


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 


Psytrance

Bu müzikte, sözcüklere dökmenin aslında çok da mana ifade etmeyeceği bir doku var. Belkide hiçbir psikoaktif ilacın, ibadetin, meditasyon tekniğinin ve manevi inisiyasyonun yerini alamayacağı, ulaşamayacağı bir doku. Bu dokunun tadını bir kez duyumsayanlar için, ne geçmiş, ne gelecek, ne de ”AN” aynı kalabiliyor.

 
 
 
 

Bir Psytrance partisiyle şamanik bir ritüelin arasında, oz itibari ile hiçbir fark bulunmadığını söylemek lazım. Bu müzik, müzisyenin yönettiği kollektif bir ayin bir bütünleşmedir. Varoluş  katmanları arasında bir gezintidir. Bu müzikte insana doğadan, hatta kendi bedeninden tanıdık gelen sesler ve melodik yapılar var. Bu müzikte insan oğlunun kendini bildiğinden beri, her deneyimlediğinde eşlik etmekten geri durmadığı bir şey var: ritim. Doğanın ve yaşamın, canlı olmanın ritmi. Bedenleri estiren bir ritim, ruhu kabuğundan ayıran, hiç gidilmemiş yerlere götüren ve tekrar yuvasına geri bırakan astral bir deneyim. Bu müziğin içinde tutku var, varolan ama bilinmeyen görülmeyen. Tireşim var , ilk var oluş anında başlayan ve kuant köpüklerin evrenin sonsuz şelalelerinden gürül gürül aktığı yarlere kadar devam edecek olan o titreşim… ve bu müzikte safkan bir akış var, sıfırdan sonsuzluğa, ezelden ebede, siyahtan beyaza, ve hiçlikten varoluşa doğru vahşice, özgürce ilerleyen.

Psytrance, köken olarak algı düzeyine ve içeriğinde değişim/yükselişe sepep olan psikoaktiflerin hüküm sürdüğü bir bilinç dünyasını baz alsa da, aslında bu tarz katalizasyon süreçlerine gerek duymadan da içerisinde barındırdığı ritim ve duyguyla dinleyeni kısa bir süre sonunda farklı düzeylere taşımayı çok iyi beceriyor.

Çünkü bu müzik tıpkı ayin gibi!

 
 
 
 

İnsanlığın, en kadim zamanlarından itibaren varoluşla bütünleşmek, vecd yaşamak ve şamanik inisiyasyonları gerçekleştirmek gibi mistik deneyimlerine arka plan yaptığı müzikal tabandan besleniyor, hatta çoğu anlamda bu tabanın birebir aynısı ve modern bir yorumu bence.

Bunu görebilmek için müzik kadar bu müziğin dinleyici kitlesine, bu kitleninsosyal/kültürel meziyetlerine, parti ve ”gathering” kavramına ve bu toplanmalarda ki atmosfer, dekor, kostüm,  vb destek unsurlarına da göz atmak odukça tamamlayıcı oluyor. Çoğu zaman toplumdan ve bu kültüre uzak kitlelerden izole edilmişbir biçimde , tamamen underground olarak organize edilen psychedelic trance partileri, genellikle doğayla maksimum bütünleşmenin yaşanabileceği yerlerde ve ortamlarda gerçekleştiriliyor.


 
 
 
Ozora Festival – 2012
 

 

 

 

Ozora Fesitival – 2011


 

Toprak ve Su – Negatif enerji boşaltımı
 
 

 


Tüm deneyim aslında evreni anlamak, ona dokunmak ve az da olsa tadına bakabilmek için eşsiz bir fırsat. Esniyen bedenler ruhlarını dışarı fışkırtıyor, orada ki varoluş ve kolektif bilinç, heyecanlı olduğu kadar  ürkütücü olsa gerek.

Psychedelic trance beslediği bir çok alt dalı da mevcut.  progressive trancedark-psy ve psy-chill gibi.

Trance zaten kendi hissiyati itibariyle ve isminin de çok şık bir biçimde hakkını vererekten oldukca mistik ve rituelvari bir müzik iken, bu lezzetin psychedelic anlayış ile zenginleştirilmesi kanimca şu anda yeryüzünde üretilen en ”transandantal” müzigin vücud bulmasına vesile oldu.

Psychedelic trance her ne kadar sentetik bir müzik olarak görünse de aslında özünü tamamen doğadan alıyor.

 

 
 
 
 
 
 
 
 

Müziğin deviniminin dakika başına düşen vuruş sayısı ortalama bir insanın kalp vuruş sayısı kadar. Ya da içerisinde barındırdığı ve acid-friendly olarak da adlandırılan o çok tanıdık synty numaraları aslında bir steteskop yardımıyla insan bedeninin duyumsanmasıyla da algılanabilmekte…Temellerini, 70’li yılların başında batıdan doğuya göç eden gezginlerin şekillendirmeye başladığı goatrance’ tan alan, 80’lerin sonu ve 90’larin başı gibi ilk örneklerinin üretilmeye başlandığı ve günümüze kadar gelinen sürec içerisinde eşsiz bir devinimle bünyesine bambaşka perspektifler katmış bir stil psytrance…

 
 
 

Psychedelic devrimin en önemli kilmotere taşlarından birisinin, 1970’lerin başında amerika ve avrupa topraklarında kitleler halinde yaşayan hippi topluluklarının asya kıtasını keşfe çıkma güdüleri olduğunu söylemek mümkün. Bu hem ruhani hem de kişisel yolculukların ara durağı olan Goa eşsiz doğası, özellikle lsd gibi psikoaktiflere tanınan özgür ortamı ve mistik atmosferiyle bu  toplulukların en gözde mekanlarından birisi haline gelmekte geçikmedi.

 
 
 
 

 
 

Bu insanların yaşamlarının en önemli dinamiklarinden birisi olan müzik, burada öylesine görkemli bir füzyon geçirdi ki bunun sanırım kendileri bile beklemiyordu.Dönemin başat müziği olan psychedelic rock , 80’li yıllara gelindikçe elektronik elementlerin boy göstermeye başladığı dönemlerde  kendine yepyeni anlamlar buldu. Bu ebm alt yapısından beslenen, hızlı, bol tekrarlı ve yoğun katmanlara sahip synth soslu müzik, elbette ilkkez ortaya çıktığı yerin ismini alacaktı; GOATRANCE

 
 
 

90’lara gelinidiğinde Goatrance avrupa listelerinde ve özellikle İngiltere listelerinde saman alevi gibi bir anda parladı ancak fazla geçmeden de düşüşe geçti.  Sonra ilginç bir şey oldu. İsrail’li gezginler 90’lı yılların ortalarında yaptıkları Hindistan seyahatlerinde edindikleri tecrübeleri kendi ülkelerine taşırken Goa’nın müziklerini de yanlarında getirdiler. Böylece yepyeni bir müzik türü doğmuş oldu; PSYCHEDELIC TRANCE  (PSYTRANCE)



 
 
 
 
 

 

İsrail’li müzisyenler bu müziğin özünü, etnik ve mistik tarafını korudular ama tamamen farklı bir şekilde algılayıp yorumladılar. Goatrance’in çok katmanlı ve karmaşık yapısından ziyade daha sek, daha ritme dayalı ve daha groovy edilecek işler yaptılar. Böylece  o meşhur dolunay partilerinde ortaya çıkan nitzhonot’u ve halefi sayılabilecek Full-On stilini yarattılar. Bunun sonunda Psytrance İsrail’den Avrupa’ya, oradan da tüm kıtalara yayıldı.

İlave etmek gerekirse bu tarzı herkes  dinleyemez onuda belirtmek lazım, yani tek başına zikir yapsan ne derece bir yerlere ulaşabilir, onun gibi. Topluluk halinde yapılan çağdaş bir rit aslında. Bir geçiş kapısıda diyebilirim.


 
 
Favorilerim:
 
 
 
 
 
Ayrıca;
 
 
Normal şartlarda ve ortamlar da,  bu türün alt dalları daha rahat dinlenilebilir.
Bunlar arasında özellikle benim favorilerim:
 
 
 
 
Dinlemek isteyenler için youtube listemi paylaşmak isterim, bu türe ait bir çok örneği bulabilirsiniz.
 
 

 


 

 

Ekşi sözlükte rastladığım öz ve kısa bir anlatımı da, yazının özeti olarak ekleyebilirim:

”67 yılının sonlarında san fransisco da asit kullanımının yasaklanmasıyla beraber bütün asit head leri amerikadan göc etti.. doğu da gezerlerken her yıl birbirlerine hikayelerini anlatip bulusmak icin yilbasinda goa da toplanmaya basladilar, bir sure sonra burayı o kadar cok sevdiler ki bazilari goa da kalmaya karar verdi. Yillar boyunca goa da partilerde sanfransisco asit rock calmaya devam etti, 80 lerin ortalarinda avrupa dan giden backpacker lar yanlarinda elektronik muzik goturmeye basladilar. bu muzigin setup ini yapip calmak daha kolaydi, parcalarin arasinda durmaya da gerek yoktu baglanabiliyordu ve boylece ilk olarak sony walkman lerle kes yapistir teknigi ile mix tekno parcalar yapilmaya baslandi, daha sonra ele gecen eski yeni synth lerle muzigi daha asit friendly yapabilmek icin efektler eklendi, bu arada backpacker lar bu fikri avrupa ya geri goturdu boylece hem avrupa da hem goa da ayni anda oncelleri asit-house la baslayan daha sonra asit trance ya da goa trance ya da psychedelic trance diyebilecegimiz muzik evolve oldu ve psychedelic revolution bi kere daha batiya yoneldi.

bundandir ki bir suru rock dinleyen adam diger trance turlerini dinlemezken psy trance de cildiriyo. psy trance muzigi bu isin bir kismi sadece. psy trance bir ayindir. beyinin alfa dalgalarinin 9 cycle per second la one cikartilip esrimesine muzikle ulasilir tum experience aslinda asit ve benzeri psychedelic ler ile zenginlestirilmistir, haa onlar olmadan olur mu olur, ama onlarin influence inkar etmek sadece yalan soylemek olur. bu ayin sadece vucut ile ilgili degildir daha fazlasini vermeniz gerekir. ayni anda herkesin bir oldunu gosterir size. umarim o breakthrough u bu muzikle ilgilenen herkes bir gun bir partide yasar. enlightenment through partying yani. o yuzden beni, arkadaslarimi ya da o adami ole

cildirmis gibi gorebilirsiniz partide, cunku tamami ile teslim olmus bir bedendir o kendini tum materyal dunyadan bir kac saat icin de olsa temizlemistir. ondan hanzoluklar, hatunlara yazanlar, zart die gelip ex varmi abi die soranlar olmaz psy partisinde. konusmadan birbirine gulumseyen ayni anda ayni vucut hareketlerini paylasan psychonautlar vardir orada.”

 

 

 

 

Ayrıca;

İNSANLIK TARİHİNDE EN BÜYÜK ÜSTÜ ÖRTÜLEN GERÇEK

AYAHUASCA TARİFLERİ İLE İLGİLİ

DMT: ZAMANIN ÇÖKTÜĞÜ İLAHİ MAKAM

BİLİNÇ ALTIMIZI KULLANMANIN EN İYİ YOLU – SES

MÜZİĞİN GALAKTİK HALİ – GANDHARVA VEDA

RUHUN FREKANSI – 432HZ

YILDIZ KAPILARI, KABE VE ÇAKRALAR

 

Paylaş

One thought on “UÇAN MELODİLER – PSYCHEDELIC TRANCE

Bir Cevap Yazın