ZİHİN NASIL KONTROL EDİLİYOR ? – SESSİZ SİLAH!

 

Zihnimizin kontrol edilmesine ilişkin mevcut tüm bilgiler ilk öğrenildiği anda kabullenmesi biraz zor gelebilir. Ancak bütünü görebilme adına, olaylara ve fikirlere daha yukarıdan bakabilmeyi kavrayabildiğimiz zaman, sinsice yazılmış bir senaryonun parçaları olduğumuzu fark ederiz. Örneğin; çalış, oku, adam ol, söyleminin yaygın olduğu toplumumuz da, bunu yapmanın sadece sistemin çarklarına yerleştirilmiş dişliler olamaktan öteye geçmeyeceğini görebiliyoruz. Yani farkındalık ve bilinçten uzak bir şekilde, bizlere yazılmış olan müfredatı öğrenip, onu yaşamaya çalışıp ölmeyi bekliyoruz. Bu oyunu tam oynayabilen birimleri de gurur kaynağı ve başarı sembolü olarak gösteriyoruz. İşte bu İşin matematiğini bize canı pahasına anlatan değerli yazar William Cooper şöyle bir tespitte bulunmuş.

Apokalipsin Atlıları Kitabından

Enerji, dünyadaki bütün faliyetlerin anahtarı olarak kabul edilir. Doğa bilimlerinin konusu kaynaklar ve doğal enerjinin kontrolüdür. Sosyal bilimlerin konusu ise kaynaklar ve sosyal enerjinin kontrolüdür. Her ikisinin de hesaplama sistemi; matematiktir. Bundan dolayı matematik, temel enerji bilimidir. Halkın muhasebe metodunu öğrenmesine izin verilmediği yerde muhasebeciler kral olur.

Bütün bilim dalları sonuca gitmek için kesin araçtır.  Araç = Bilgidir, Sonuç=kontroldür, Sonuç daima aracı haklı çıkarır. Geriye tek soru kalıyor: KİM KAZANÇLI ÇIKACAK?

Bu 1954’de üzerinde durulan ilk sorundu. Sözde, ” ahlaki sorunları ” olmasına rağmen, doğal seleksiyonun bakış açısıyla bakıldığında , bilgilerini kullanamayan bir ulus ya da insan topluluğunun, bilgi sahibi olmayan hayvanlardan bir farkları yoktur. Böyle insanlar bile bile kendi rızaları ile yük ve biftek hayvanları durumundadırlar.

Sonuç olarak gelecek dünya düzeni, barış ve rahatlık için, halklara karşı sessiz bir savaş karar verildi. Bu nihayi amaçla, bir çok sorumsuz ve disiplinsizlerin doğal ve sosyal enerji zenginlikleri ellerinden alınıp, disiplinli, sorumlu ve zengin bir kaç kişinin ellerine devredilecekti.

Bu amacı gerçekleştirmek için yeni silahların bulunması, tasarlanması ve tatbik edilmesi gerekiyordu. Sonunda ortaya çıktığı gibi, bu silahlar operasyon ilkelerine ve halkın yapısına uygun çok kurnazca silahlardı: ”Sessiz silahlar”

Sonuç olarak ekonomik araştırmanın asıl amacı, sermaye (bankacılık) ile mal (eşya) ve hizmet endüstrisinin sahipleri tarafından yönetilen, tahmin edilebilir ve manipülatif bir ekonominin inşa edilmesiyi.

Tamamen tahmin edilebilir bir ekonominin inşasını başarabilmek için, toplumdaki alt sınıfın üyeleri kontrol altına alınmalıydılar. Yani, düzeni sorgulama şansını elde edemeden, çok erken yaşta, uzun vadeli bir sosyal görev altına alınmalı, eğitilerek uslu bir hale getirilip boyunduruk altına alınmaları gerekiyordu. Bunu başarmak içinde zihinleri işgal edilmek yoluylaalt sınıfta ki aile birimleri parçalanmalı ve öksüs çocuklar ordusu için yönetimin kontrolünde çocuk bakım merkezleri kurulmalıydı.

Alt sıfın insanlarına verilen eğitimin kalitesi düşük tutulacak  ve böylece cehalet duvarı alt sınıfı üst sınıftan izole ederek alt sıfın üyelerini aklı ermez kişiler olarak bırakacaktı.

Böyle bir handikapla, hatta alt sıfın zeki bireyleri bile terkedildikleri kaderinden kurtulma konusunda pek ümitsiz kalıyorlar. Üst sınıfın rahatlığına, barışına hizmet eden bu sosyal düzenin hayatta kalması için böyle bir kölelik gereklidir.

Sessiz silahın yaratıcıları, normal bir silahtan bekledikleri herşeyi sessiz silahtanda bekliyorlar, fakat sadece kendisine özgü bir şekilde.

Kurşun yerine pozisyon sıkıyor; itici gücü, kimyasal reaksiyon (patlama) yerine bilgi-işlem sağlıyor;

barut taneleri yerine bilgi parçaları var; silah yerine bilgisayardan ateşleniyor; nişancı yerine bilgisayar operatörü var;askeri generaller yerine sermaye sahiplerinin yönetimleri var.

Belli bir gürültü ortaya çıkarmıyor, belli bir zihinsel ya da fiziksel yaralanmaya sebep olmuyor ve insanların günlük sosyal yaşamlarını etkilemiyor.

Aslında, şüphe götürmez bir gürültüye, zihinsel ve fiziksel yaralanmaya sebep oluyor, insanların günlük sosyal yaşamlarını engelliyor. Ama bunu ancak, nasıl bakılacağını bilen, eğitim almış dikkatli bir gözlemci anlayabilir.

Halk bu silahın farkına varamaz ve dolayısıyla bir silahın saldırısı ve baskısı altında olduklarına da inanmazlar. Halk iç güdüsel olarak birşeylerin yanlış gittiğini hissedebilir ama sessiz silahın teknik yapısından dolayı hislerini mantıksal yolla ifade edemez, sorun zekasıyla ele alamaz ve dolayısıylanasıl yardım isteyeceklerini ve bu silah karşısında kendilerini savunmak için nasıl birleşeceklerini bilemezler.

Sessiz silah derece derece tatbik edilip, baskısı yavaş yavaş arttırıldığında bu silahın varlığına adapte olur ve sinir krizi geçirene kadar bu silahın  kendi hayatlarına tecavüzünün  etkisine katlanmayı öğrenirler.

Bundan dolayı sessiz silah bir tür biyolojik savaştır. Toplumdaki bireyleri tanıyarak, öğrenerek onları kandırıyor ve onların tercihlerine, devingenliklerine saldırıda bulunuyor. Onların sosyal ve doğal zenginliklerine fiziksel, düşünsel, duygusal güçlerine ve zayıflıklarına saldırıyor.

Deneyimler gösterdi ki, halkın kontrolünü sağlamanın ve sessiz silahın en kolay metodu, bir taraftan halkı disiplinsiz hale getirmek ve sistemin temel ilkeleri konusunda cahil bırakmak, diğer taraftan da onların zihinlerini karıştırmak, örgütlenmelerini önlemek ve dikkatlerini önemli olmayan konulara çekmektir.

Bunu başarmanın yolu:

1. Zihinlerini dağıtmak; zihinsel faaliyetlerini sabote etmek; matematik, mantık, sistemin ilkeleri ve ekonomi konusunda onlara düşük kaliteli bir eğitim sunmak ve teknik yaratıcılıklarını köreltmek;

2. Duyguları angaje etmek; düşkünlüklerini fiziksel faaliyetlerde ve duygusal konularda yükseltmek;

a. Merhametsizce duygusal hareket ve saldırılar (zihinsel ve duygusal tecavüz). Medyada sürekli bir seks, şiddet ve savaş eğilimi sayesinde;

b. Açlığını çektikleri şeyleri vermek ve gerçek ihtiyaçlarından yoksun bırakmak.

3. Tarih ve hukuku tekrar yazmak; halkın yaratılan sapıkça şeylerin tesiri altında bırakılarak, düşüncelerini kendi kişisel ihtiyaçlarından uydurma dış önceliklere çevirmek.

Bunlar, sosyal otomasyon teknolojisi silahlarının farkına varmalarına ve bununla ilgilenmelerine engel olur. Genel kural, zihin karışıklığının karlı olduğudur. Daha fazla zihin karışıklığı, daha fazla kar. Bundan dolayı en iyi yaklaşım sorunlar yaratmak ve bunlara çözümler sunmaktır.”

William Cooper

( Apokalipsin Atlıları )

Paylaş

Bir Cevap Yazın