ÜZERLİK OTU VE ARKEOLOJİ

Bu yazı http://www.arkeotekno.com sitesinden alıntıdır.
ÜZERLİK OTU VE ARKEOLOJİ
Üzerlik otu ya da Üzerklik otu arkeologlarca yerin altındaki arkeolojik buluntuların yerini tespit etmek için en büyük işaret olarak bilinir.
Diğer bir deyişle arkeologlar herhangi bir açık arazide üzerklik otu mevcut ise yerin altında mutlaka arkeolojik buluntu vardır varsayımı ile kazıya başlarlar. Bunun birinci nedeni eski yerleşim yerlerinin bolca fosforik toprak yapısına sahip olmasından dolayı bitkinin de fosforlu toprakları sevmesinden kaynaklanır. Bitkinin mezarlıklarda bolca bulunması da toprağın fosforik yapısından kaynaklanmaktadır. Bunun nedeni insan vücudunda kalsiyumdan sonra en fazla bulunan elementin fosfor olmasındandır.
Fosfor, en fazla kemik ve dişlerde kalsiyum ile birlikte bulunur. Fosforun vücutta bulunduğu diğer yerler ise vücut sıvıları, kas, beyin gibi kısımlardır. Fosforun alınması ile beyinde zihinsel yorgunluklar giderilir ve beynin daha iyi çalışması sağlanır ki fosforun en fazla denizde yetişen balıklarda olduğu bilinir.
Fosforu bol üzerlik bitkisinin insan beynini sorunlardan arındırması ve insanın ruhsal temizliğine yönelik kullanımı ise eski çağlardan beri bilinen ve şamanlarca dini ayin ve ritüellerde kullanılmasına yol açmıştır. Günümüzde de üzerlik otunun kaynatılarak içilmesi veya buharının solunum yoluyla alınmasıyla insan ruhsal sorunlarına çare bulunacağı herbalistler tarafından önerilmektedir. Otun kurutularak yakılması ile çıkan dumanın daha çok soluma yoluyla burun ya da ağızdan alınmak suretiyle otun kullanılması ile insanda ruh molekülü denilen dimetiltriptamin (DMT) hormunu salgısı artarak beynin transa geçmesi sağlanabilir ki şamanların bu otu sıklıkla eski çağlarda dini ritüelllerde kullanmasının nedeni de budur.
İnsanın DMT hormonunu fazla alması insan beynini öldüren ve aptallaştıran su, yiyeceklerde bolca bulunan sodyum floridin dengelenerek epifiz bezi denilen üçüncü gözün açılması ile insan daha da rahat hale gelir. Diğer bir deyişle üzerlik otu içindeki fosfor oranı ile insan beynini yavaş yavaş ölüme götüren sodyum floridin bir anlamda panzehiridir. Üzerlik otunun günümüzde halk arasında nazara karşı da önemli bir bitki olduğuna inanılmaktadır. Peru Amazonlarının dinsel ayinlerinde müritleri transa geçirmek için kullandığı Ayahuasca içkisinin yapılmasında da uzerlik otunu oluşturan harmine, harmaline ve tetrahydroharmine moleküllerinin türevleri kullanılmaktadır.
Bütün bu nedenlerden dolayı üzerlik otu botanik ve ruhani açıdan halk arasında kullanımı ile birlikte arkeolojik buluntu tespitinde kullanılan önemli bir bitkidir.
ÜZERLİK OTU(PEGANUM HARMALA)
Arkeologlara bu kadar yakın olan bitkinin Latince adı Peganum Harmala olarak bilinir.
Üzerlik otu bağırsak parazit ve bakterilerine karşı etkili olan idrar yollarına karşı çok etkili olan bir bitkidir. Türkiye’de halk arasında nazardan korunmak için kurusunu yakarak çıkan dumanı nazardan korumak istedikleri kişinin üzerine üflerler. Üzerlik, tek tek beyaz çiçekli, çok dallı bir bitkidir. 35 cm kadar boyunda, çok yıllık, otsu bir step bitkisidir. Çiçekleri yeşilimsi beyaz renktedir. Meyvesi basık küre şeklinde bir kapsüldür. Tohumlarının içeriğinde harmalin, harmin, harmalol, peganin adlıglikozitler ve kırmızı boya maddesi vardır.
Nazarı engellemek için üzerlik otu dumanını saçmanın dinî bir kanıtı var mıdır? Sorusu günümüzde bu ot üzerine sorulan dinsel bir soru olmakla birlikte bir hadiste İmam Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Üzerliğin kökünde kıskançlık panzehiri ve teninde yetmiş iki hastalığın şifası mevcuttur.”
Yaz ortalarına dek yemyeşil kümeler halinde görülen üzerlikler özellikle Orta Anadolu bozkırında çok yaygındır. Köylerin, ağılların, yaylaların çevresindeki topraklar her gün sağıma gelip giden sürülerin dışkılarıyla zenginleştikçe üzerlik bitkisi de kısa süre içinde bu topraklara yerleşir. Üzerlik, uzun ömürlü bir bitkidir. Birkaç metre derine inebilen kökleri, onun yazın da yeşil kalmasını sağlar.
Anadolu’da üzerlik tohumları Friglerin başkenti Gordion’un (Yassıhöyük, Polatlı) Geç Bronz ve Helenistik dönemlerinde ve Güneydoğu Anadolu’da Gritille yerleşmelerinde ele geçmiştir. M.Ö 3. bin ait yerleşmelerden Suriye’de Fırat kıyısında yer alan Selenkahiye, Hammam ve al-Raqai’de ve Aşağı Mısır’da Maadi yerleşmesinde de üzerlik tohumları tespit edilmiştir. Uzerlik bitki olarak yüzey toprağında kazının tespiti için bulunmasına rağmen yapılan kazılarda toprağın altındaki yerleşimlerde üzerlik tohumuna genellikle az rastlanmıştır. Bunun nedeni hayvanların bu bitkiyi sevmemesi ve yememesinden dolayı dışkısından bitkiye ait hiç bir emare bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca bitkinin tohumunun dış zarı oldukça kırılgan bir yapıya sahip olduğundan kazılarda tohumlara az rastlanmaktadır.
Anadolu’nun en eski yazılı metinlerinden birinde, MÖ ikinci bin yıla ait bir tablette, üzerlik bitkisine değinilmektedir. Prof Dr. Sedat Alp, Hattuşa’yı yakıp yıkan Anitta’nın meşhur tabletinin 48. Satırında ‘ güçlü (bir saldırı) ile aldım, yerine uzerlik (?) otu ektim’ şeklindeki okumasıyla, Anitta’ nın kendisinden sonra Kral olacaklara Hattuşa’yı tekrar iskan edecekleri tanrının ezmesi yönündeki lanetini bildirmekte olduğunun yorumunu yapmaktadır.
“Ama sonra açlıktan kırıldığında, onların tanrıçası Halmasuit bana (şehri) teslim etti ve ben onu bir gece baskınıyla aldım. Toprağına yaban otu ektim (üzerlik otu). Benden sonra kim kral olur ve Hattuşa’yı tekrar iskan ederse, gökyüzünün fırtına tanrısı onu çarpsın.” (Anitta Belgesi §11-12)
Böylece Kral Anitta, aldığı ve yakıp yıktığı Hattuşa şehrinin yerine bu bitkiyi ektiğini söyler. Hitit Asker Yemini metinlerindeki lanetleme bölümünde de üzerliğe “Tarlasından buğdayı, arpası gelmesin! Sonra zag.ah.lı çıksın!” şeklinde değinilmektedir.
Mezopotamya çivi yazılı kaynaklarında Sümerce zag.ah.lı veya zag.hı.lı ve Akadca sahlu olan üzerlik Hititçede zahheli olarak adlandırılmış ve tohumu ilaç yapımında kullanılmış, ayrıca dinsel törenlerde yemekler ile birlikte adak olarak tanrıya sunulmuştur.
Hititçe zahheli kelimesi Devrek ilçesinin eski adının, Hititçe üzerlik anlamına gelen bu kelimeden gelmektedir. Devrekli yaşlılar, yabancıların Devrek’e “Zehelli” dediklerini ifade ederler. Zehelli kelimesinin, Hititçe “Zahheli”den türediği araştırmacılarca kabul görmektedir. Devrek’in eski adının Zehil olduğu bölgede bulunan İlyunka tabletinde de okunmuştur. (www.haberzonguldak2.com/kitap/Devre…) Uzerlik otunun yanında başka hiç bir bitkinin yaşamasına müsade etmediği bilinmektedir. Bu nedenle Hitit orduları aynen Hattuşa’yı yakıp yıkan Anitta’nın burada kendisinden sonra kimsenin yerleşmesine müsade etmemesi için Hattuşa’ya üzerlik otu ekmesi gibi Gaşkaların yerleşim yeri olan Devrek’ e de Zehil adını vermeleri burada da yerleşim olmaması için Hititler tarafından ekilen uzerlik otu nedeniyle verilen adlandıma nedeniyledir.
MOLY (KARDELEN) BİTKİSİ ÜZERLİK OTU İLE AYNI MI?
Üzerlik otunun insan bilincindeki rahatlacı etkisi ile Moly bitkisinin aynı olması Odyssey’de çok trajik bir şekilde anlatılır. Buna göre Odysseus Ithaka’ya bir sefer düzenler ve dönüş yolunda (Antik Grek masalllarında genellikle dönüş yolundaki askerlerin durumlarını anlatan yüzlerce öykü vardır. Örneğin, Telemakus’un Ithaka’ya dönüşü, Ksephenon’un Onbinlerin Dönüşü, …) Circea adasına çıkarlar ve askerlerini buradaki cadı Kirke’ye teslim eder. Kirke askerlere içinde zehir olan bir yemek yedirir ve onları zehirler. Askerler bu zehirden dolayı bütün bildiklerini unutur ve kendilerinin domuza dönüştüklerini düşünür.
Mesaj ve rüyaların tanrısı olarak Hermes, İthaka Kralı Odysseus’ a askerlerinin bu unutkanlık büyüsüne karşın Moly (Kardelen) adlı bitkiyi verir ve büyü bozulur. Moly bitkisi aslında bizim günümüzde çok iyi bildiğimiz Kardelen bitkisidir. Kardelen bitkisi en zor koşullarda dağlardaki kayaların arasından sıyrılıp büyüyebilen ve de üzerlerindeki karları bile delebilen özellikte dik büyüyen bir dağ bitkisidir. Günümüzde kardelen soğanlarının toprak üstü kısımları kalbin kuvvetlendirilmesine,mideye iyi gelen ve adet söktürücü ilaç; toprak altı kısımları ise taze haldeyken ezilerek çıbanları olgunlaştırmak için lapa olarak kullanılır. Dioskorides ise (MÖ 20-80) Materia Medica adlı eserinde Odysseus’ a verilen Moly bitkisinin aslında Peganum Harmala yani üzerlik otu olduğunu bildirmektedir.
Dioskorides, Circea adasındaki cadının askerlere verdiği büyücülükte kullanılan halüsinojenik özellikli Datura Stramonium (tatula) adlı bitkinin panzehiri olarak beyine neredeyse reset atan üzerlik otu ile Moly (kardelen) bitkisinin aynı olduğunu söyleyerek şifa verici özelliğini bizlere aktarmaktadır.
ARKEOTEKNO
12.07.2013